20 Kasım 2012 Salı

Ankara'nın Şarap Butikleri

Ankara'da yaşayıp yerli şaraplara öncelik verip butik üreticilerin şaraplarını daha çok seviyorsanız hayat pek kolay değil. Bu bağlamda elde neler var neler yok şöyle bir bakalım yorumlayalım istedim. Neyi nerede bulabiliriz hem elimizin altında olur. Buyrun alfabetik sırayla:



Kaynak için tıklayınız
Cadde Şarküteri:  İki şubesi olan cadde şarküteri aslında bir şarap butiği değil de, şarküteri ağırlıklı olarak yerli ve ithal pek çok ürünün bir arada bulunduğu bir gurme mağazası. Bu yüzden bu şarküteri, hiç fena olmayan bir şarap portföyüne de sahip. Mağazalarından biri Angora Cad. 144 numarada  Beysukent Çayyolu arasında bulunuyor, diğeri de Or-An sitesi Panora alışveriş merkezinin içinde ana girişin bir alt katında. Ankara'da pek az yerde bulabileceğiniz Arcadia ürünleri, Ankara'da başka bir yerde bulamayacağınız Paşaeli ürünlerinin bazılarını burada bulmak mümkün. Urla şarapçılık ürünleri ile bir takım ithal şarapların yanısıra bulmakta bunlar kadar zorluk çekmeyeceğiniz kimi şarapları da raflarında bulundurdukları için çeşitlilik fena değil diyebiliriz. 

Dubonnet Şarap Butik: Tunalı Hilmi caddesi Bülten sokak 21 numarada bir şarap butiği burası. Yine hem kimi yerli şarapları hem de kimi ithal şarapları bulabilirsiniz. Pek çok üreticiye ait şarapları bulmak mümkün olsa da tabii ki hepsinin her çeşidine yer yok. Büyülübağ, Corvus, Turasan, Sevilen, Urla Şarapçılık ürünlerine burada rastlayabilirsiniz. Buranın bir avantajı mekanın sahibi kendisi de bir şarapsever ve nasıl bir şarap içeceğini bilemeyen çiçeği burnunda şarap meraklılarına yardımcı da olabilen hoş sohbet biri.

Kaynak için tıklayınız
Kav Butik Kavaklıdere: 1988 yılında Türkiye'nin ilk şarap butiği olarak açılmış olan Kav Butik, Kavaklıdere Şaraplarına ait. Tunus caddesi 88 numarada Kavaklıdere'nin, kimi mahzen serilerinin eski rekolteleri ile tüm yeni serilerini bulabileceğiniz bir yer burası. Ayrıca kendi ithal ettikleri şarapların yanısıra şarap aksesuarları, eğtim setleri, kitaplar ve şarapla ilgili hediyelik eşya gibi şeyler de bulabiliyorsunuz. Onun dışında Urla Şarapçılık ve Tomurcukbağ şaraplarına ait şaraplar da bu butikte bulunabiliyor. Bu arada diğer illerdeki şubelerinde daha çok çeşit olduğuna dair duyumlar almış olduğumu da belirtmeden geçemeyeceğim.

L'al Şarap Butiği: Çankaya Portakal Çiçeği sokakta kıyıda köşede kalmış bir alışveriş merkezi olan Ansera içinde oldukça küçük bir dükkan burası. Genelde makul fiyatlı şaraplar satıyor. Turasan'ın hemen hemen her ürünü ile yine makul fiyatlı ithal şarapları burada bulabilirsiniz. Bunun dışında başka yerli şaraplar ve ufak tefek şarap aksesuarları var. Biraz da mekanın küçüklüğünden çok çeşit bulabileceğiniz bir yer olmasa da buranın sahibi de şarap endüstrisinde yer almış bir kişi.

Hiç gitme fırsatı bulamadığım Diren Şarap evi ve yeni açılma evresinde olan Çayyolu Şarap Evi bu listede yok ama buralara da yolum düştüğünde yazarım. Yalnız dikkatinizi çekeceği üzere Ankara'da tüm yerli şarapları bir arada bulabileceğiniz bir butik olmadığı gibi, var olan butiklerde de beğendiğiniz şarabı açtırıp eşinizle dostunuzla içecek bir mekan bulunmuyor. Üstelik kimi butik üreticilerin şaraplarını bulmak da halen mümkün değil. Tabii ben butik şarap üreticileriyle bizzat iletişime geçerek şarap almayı daha çok sevdiğimi daha önceki bir yazımda belirtmiştim ama yine de koskoca başkentte bu imkanların olmayışını üzüntüyle karşılasam yeridir.

Not: Yazı yazıldığı zaman yoktu ama artık bir de Wine Point var. hemen hemen tüm yerli şarapları bulup bir de içebileceğiniz bir yer. Umarım bir ara ayrı bir yazı yazabilirim wine point için. (10.01.2013)

12 Kasım 2012 Pazartesi

İki Pinot Noir: Chamlija ve Krug'scher Hof

Bu aralar biraz şanssız geçiyor. Zira üç haftadır toplamda 3 şarap problemli çıkarak beni hayal kırıklığına uğrattı. Ben de inat edercesine her bozuk şarabın akabinde yeni bir şişe ile durumu telafi etme yoluna gittim. Bir süredir kenarda bekleyen 3 adet Pinot Noir'im vardı, niyetim bir dördüncü ile hep beraber kör olarak tatmaktı ama dördüncüyü bekleyemediğim gibi bunlardan biri de problemli çıktı. Biz de küçük bir ekiple bu iki şarabı yan yana içtik ve notlarımızı aldık.

Bunlardan biri yurt dışında free shoptan gelen Krug'scher Hof. Bu bir Alman Pinot Noir'ı ve elimizdeki 2009 rekoltesi. Makul fiyatlı bir şarap (Free shop 9.00 € civarı). Almanya'nın Rheinehessen bölgesinde 1758 yılından beri Menger-Krug ailesinin olan ve kilometerlerce uzanan bağlardan geliyor. Almanlara yakışmayacak şekilde internet sitelerinde şarap hakkında fazla detay verilmemiş. Web sayfaları için buraya tıklayabilirsiniz.


Diğer şarap Chamlija ise 2011'de Kırklareli tarafındaki iki farklı bağdan gelen üzümlerden yapılı. Chamlija'nin bu ilk rekolte şarapları piyasada henüz oldukça yeni ve belki de sadece şaraba ilgi duyan bir azınlık tarafından tanınıyor. Biz de hazır yolumuz Tekirdağ civarına düşmüşken bu şaraphaneye uğrayıp bizzat alalım,  şarabımızı dalından koparalım demiştik. Şarapları aldıktan sonra soluklanmak için oturduğumuz restoranın bahçesinde bir de sürprizle karşılaştık ve o sırada orada tadım yapan şaraphanenin sahibi Mustafa bey, henüz piyasaya çıkmamış şaraplarından bize de tattırma jesti yaptı.  Biraz şaşkınlığımızdan olsa gerek, beklediği geribildirimleri veremesek de kalktığımızda "Istranca Chardonnay 2011" aklımıza içtiğimiz en güzel beyazlardan biri olarak çoktan kazınmıştı. Piyasaya çıkmasını şahsen ilgiyle bekliyorum.
İşte bugün içtiğimiz Pinot Noir de o gün direk kendi memleketinden aldığımız bir şarap ve hakkında teknik detayları buraya tıklayarak alabilirsiniz.


Bu iki şarap hakkında aldığım notlara geçmeden Pinot Noir hakkında daha önce şöyle bir yazım vardı, isterseniz buyrun. İşte bunlar da benim yorumlarım:

Krug'scher Hof Pinot Noir 2009: Renk yoğunluğu baya düşük kızılımsı kırmızı. Aromalar ise ilk başta pek güçlü değil ama zaman geçtikçe ciddi bir gelişme var. Gittikçe Pinot Noir'in o meşhur ahır kokularını andıran otantik aroması gelmeye başlıyor. Tanenler neredeyse hissedilmeyecek kadar yumuşak. Asidite orta seviyede ve hafif bir tatlımsılıkla içim her damak için kolay sanki. Bitim pek uzun sürmüyor. Genel olarak pek güçlü olmasa da sert tatlara tahammülü olmayan damaklar için uygun bir şarap. Türkiyedeki free shoplarda var mı bilmiyorum ama Almanya'nınkilerde bulunabiliyor.

Chamlija Pinot Noir 2011: Rengi kısmen açık pancar rengi gibi. İlk başta taze meyvemsilik ile meşe aromaları önde ve cinsinden beklenen tipte topraksı kokular arkada. Zamanla aromalar daha çok kahve gibi bir biçime dönüp zenginleşiyor. İlk andan itibaren asiditenin gücü ve tazeliği hissediliyor*. Az da olsa bir tatlımsılığı var. Tanenler güzelce kendini hissettiriyor. Bitimi uzuna yakın olsa da damakta biraz acılık da bırakıyor. Bu şarap da zerafetinin yanında ekstra bir güce sahip olduğu için benimki gibi toleranslı damaklara daha çok hitap ediyor bence. Ama yine de bu gücü Pinot Noir standartlarında düşünmek lazım tabii.


*Aslında bu şarabın asidite değerleri üreticinin diğer şarapları içinde düşük kalıyor ama belki algıyı etkileyen diğer faktörler sebebiyle güçlü bir hissiyatı vardı.